Herkese Merhaba,
Final haftasına 5 gün kala bunu yazıyorum. Kendimi gerçekten iyi hissetmek ve çalışmaya başlamadan önce bir motivasyon konuşması gibi :) Bence en verim alabileceğiniz motivasyon kendinizle olan motivasyon konuşmasıdır. Her insanın belli başlı dönemlerde motivasyona ihtiyacı olur. Uzun zaman önce sürekli 'Motivasyon Konuşması' başlıklı videoları dinlerdim ama beni yeterince bir eylemde bulunmaya teşvik etmiyorlardı, izleyip geçiyordum. Daha sonra fark ettim ki aslında en güzel motivasyon kendi kendinizle olan motivasyon yani enerjinizi farkına vararak bunu bir eyleme dönüştürebilirsiniz. Bunu yapabileceğiniz binlerce yol var yeter ki istekli olun.
Yalnızken kamera karşısına geçip video çekebilirsiniz içinizden geçen her şeyi anlatabilirsiniz daha sonra o videoyu izlediğinizde kendinizi gerçekten iyi hissedeceksiniz. Başka bir yol ise hissettiklerinizi yazıya dökebilirsiniz kamera karşısında olduğu gibi istediğiniz her şeyi anlatabilirsiniz, siz ne isterseniz o :)
Kendinizle olan bu konuşma size çok iyi gelecektir, bir başkasının sizi motive etmesini beklemenize gerek yok. Her şey seninle başlar. Unutmayalım ki başarının temeli tutkudur.
- Konuşma sırasında kabul etmediğiniz her durumu kendinize itiraf edin.
- Kendiniz hakkında büyük hayaller kurun, korkmayın, egonuzu saklamayın.
- Kendinize olabildiğince dürüst olun.
- Kendinizi ödüllendirmeyi unutmayın. :)
Şimdi ise sizinle kağıda döktüğüm küçük bir motivasyon konuşmasını paylaşmak istiyorum.
Sonu olmayan şeylere bu bağlılık neden? Yolların, hislerin, hayallerin, düşüncelerin sonu olmayışı, bitmek bilmeyen bir boyutayım. Her şeyin bir anlamı var, hakkını vermek istiyorum. Önümde beliren uzun ama bir o kadar da tatlı heyecanları olan bir yol var, o yollun tadını anda kalarak almalıyım. Geriye bakmadan önüme çıkan her şeyi keşfetmeliyim. Kendime hak ettiğim deneyimleri yaşatmak için fırsat yaratmalıyım. Farkında olmak gerek, Anda kalarak yaşamak gerek. Affetmeyi, beni ben yapan hatalarımı sevmeyi bilmem gerek. Düşüncelerimin esiri olup, hislerime körü körüne bağlanıp kendimi çıkmazlara sürüklememem için çapa harcamam gerek.
Yapmam gereken tonlarca şey...
Keşkelerin, yarım kalmış anların esiri olmak ne kadar doğru? Kendime sarf ettiğim binlerce kötü kelime, hissettirdiğim binlerce kötü his ne kadar doğru? Neden geride bıraktığım onlarca pişmanlıklarımı düşünerek şu anki anımı mahvediyorum. Neden onları düşünerek yapmak istediğim şeylerin zamanından çalıyorum? Kalp kırıklıklarının hissettirdiği mutsuzluğu mu özlüyorum yoksa o anları mı özlüyorum bilmiyorum.
İşte tüm bu soruların cevabını aramak için ilk adımımı atıyorum. Uzun ve yorucu bir yolculuk olacak.
-Buraya kadar okuduysanız, iletişim dilimle sizi yakalamışım demektir. Konu ile ilgili sizin de düşüncelerinizi merak ediyorum. Duygu ve düşüncelerinizi yorumlarda belirtirseniz çok sevinirim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder